Hidrodinamik Burgu'nun temelleri Arşimed Burgusu'na dayanmaktadır. Hidrodinamik Burgu Türbininin çalışması Arşimed Burgu Pompasının tam tersi biçimdedir. Hidrodinamik Burgular "ağırlık" prensibi ile yerçekimi ivmesi ile işlerler. Bunun anlamı, su üst seviyeden alt seviyeye doğru burgu bölmelerinde oransal olarak daha yavaş bir hızla hareket etmektedir. Her bölmede oluşan su ağırlığı burgu miline ve kanatlarına bir "tork" kuvveti uygulamakta ve burgunun ve dolayısıyla jeneratör milinin dönmesini sağlamaktadır. Burgunun düşük dönüş hızı, bir dişli kutusu vasıtası ile hızlandırılıp jeneratör milinin dönmesini ve elektrik üretilmesini sağlar. Etkin halde çalışabilen en büyük burgu 270 kW olmakla birlikte, paralel olarak yerleştirilerek MW düzeyinde enerji üretimi sağlanabilmektedir. Su giriş kanalı, iri parçaların geçişini engelleyen geniş parmaklıklar sayesinde büyük yabancı maddelerin (serbestçe yüzmesi arzu edilmeyen) sisteme girmesini engeller. Suda ki doğal sedimantasyon yapısının korunmasını sağlayan daha küçük çökeltiler ise bu geniş perdeden ve dolayısıyla burgudan geçebilir. Fransız mühendis Navier (1785-1836) su değirmenine benzer ancak 2,5 katı daha verimli Hidrodinamik Burgu tasarımını 1819 yılında ortaya atmıştır. 90'lı yıllarda Alman mühendis Radlik ve Prag Üniversitesinden Prof. Brada paralel olarak bugün kullanılan ilk Hidrodinamik Burgu modelini ortaya atmışlardır. Burgunun bu ters uygulaması çok olumlu sonuç vermiştir. Enerjinin bu yöntemle etkili ve ucuz bir şekilde üretimi, bunu doğaya zarar vererek yapan yöntemlere karşı önemli bir üstünlüğe sahiptir. Hidrodinamik burgular suyun üst seviyesi ile alt seviyesinin farklarının elverişli olduğu tüm ortamlarda verimli elektrik enerjisi üretimi sağlayabilmektedirler.